Cevapla  Konu Gönder 


Doğru zamanı beklemek!!!
Yazar Mesaj
mutlucbn
Zihin Engelliler Sınıf Öğretmeni
*****


Mesajlar: 432
Grup Bölüm Yöneticisi
Katılım: Jun 2008
Durum: Çevrimdışı
Mesaj: #1
Doğru zamanı beklemek!!!

Daha henüz 18 yaşındaydı, ama hayatının sonundaydı. Tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir kansere yakalanmıştı. Kahır içinde eve kapamıştı kendini.. Sokağa çıkmıyordu. Annesi.. Bir de kendisi.. O kadardı bütün hayatı..
Bir gün fena halde sıkıldı, dayanamadı, attı kendini sokağa..Bir yığın vitrinin önünden geçti..Tam bir CD satan dükkanı da geride bırakmıştı ki, bir an durdu.Geri döndü, kapıdan içeri, gözüne hayal meyal takılan genç kıza bir daha baktı.Kendi yaşlarında harika bir genç kızdı tezgahtar.. Hani ilk bakışta aşk derler ya, öyle takılıp kalmıştı işte..İçeri girdi..Kız gülümseyerek koştu ona.. "Size nasıl yardım edebilirim" diye..Nasıl bir gülümsemeydi o..Hemen oracık tasarılıp öpmek istedi kızı..Kekeledi, geveledi, sonra "Evet" diyebildi..Rast gele bir plağı işaret ederek.."Evet.. Şu CD'yi bana sarar mısınız?.."Kız CD'yi aldı, içeri gitti. Az sonra paket edilmiş geri geldi. Aldı paketi, çıktı dükkandan, evine döndü, açmadan dolabına attı.. Ertesi sabah gene gitti aynı dükkana.. Gene bir CD gösterdi kıza, sardırdı, aldı eve getirdi, attı paketi dolaba, gene açmadan.. Günler hep alınıp sardırılan CD'lerle geçti.. Kıza açılmaya bir türlü cesaret edemiyordu.Annesine açıldı sonunda.. Annesi "Git konuş oğlum, ne var bunda" dedi.. Ertesi sabah bütün cesaretini topladı. Erkenden dükkana gitti. Bir CD seçti. Kız gülerek aldı plağı.Arkaya gitti, paketlemeye. Kız içerdeyken bir kağıda "Sizinle bir gece çıkabilir miyiz" diye yazdı, altına telefon numarasını ekledi, notu kasanın yanına koydu gizlice.. Sonra paketini alıp kaçtı gene dükkandan.. İki gün sonra evin telefonu çaldı.. Anne açtı telefonu.. CD Dükkanındaki tezgahtar kızdı arayan.. Delikanlıyı istedi.. Notunu yeni bulmuştu da.. Anne ağlıyordu.. "Duymadınız mı" dedi.. "Dün kaybettik oğlumu.." Cenazeden birkaç gün sonra, anne oğlunun odasına girebildi sonunda.. Ortalığa çeki düzen vermeliydi. Dolabı açtı.. Oraya atılmış bir yığın açılmamış paket gördü.. Paketleri aldı, oğlunun yatağına oturdu ve bir tanesini açtı.. İçinde bir CD vardı, bir de minik not..

"Merhaba.. Sizi öyle tatlı buldum ki..Daha yakından
tanımak istiyorum.. Bir akşam birlikte çıkalım mı..
Sevgiler.. Jacelyn!."

Anne bir paketi daha açtı.. Onda da bir CD ve bir not
vardı..

"Siz gerçekten çok tatlı birisiniz, hadi beni bu gece
davet edin, artık.. Sevgiler.. Jacelyn!.."


Zorunlu yalnızlığımın uzak ve yakın görüntüleri...
08-21-2008 06:29 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
klazomenai
admin
*******


Mesajlar: 1,417
Grup Administrators
Katılım: Jun 2008
Durum: Çevrimdışı
Mesaj: #2
RE: Doğru zamanı beklemek!!!

Mutlucum ne hoş bir hikaye bu....demek ki biraz cesarete her zaman ihtiyaç var...Yoksa yitirdiklerimiz geri gelmiyor..Sad

08-26-2008 09:41 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
adem
Member
***


Mesajlar: 80
Grup Yeni Üye
Katılım: Jun 2008
Durum: Çevrimdışı
Mesaj: #3
RE: Doğru zamanı beklemek!!!

az kaldı mutlu sen bu yıl açılcan galiba,yazdıklarından bu anlaşılıyor;zamanın gelmiş Wink eee ne demişler ''çarşambanın geleceği perşembeden belli olur'' ... bol şanslar mutlucumWink

08-26-2008 10:22 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
klazomenai
admin
*******


Mesajlar: 1,417
Grup Administrators
Katılım: Jun 2008
Durum: Çevrimdışı
Mesaj: #4
RE: Doğru zamanı beklemek!!!

Mutlucum bu senin güzel öykünden sonra... çok sevdiğim bir arkadaşımdan aldığım bu maili sizlerle paylaşmak istedim... Keşke, hiç keşke demek durumunda kalmasak..Sad

Müsait Olunca Beni Sever misin?
İçeri girer girmez neşeyle bağırdı:
-Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?
- Görmüyor musun ? Telefonla konuşuyorum.
Herkesin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası arabayı seviyordu.

Her şey erteleniyordu, telefon ve araba söz konusu olduğunda...
Bir de eve misafir gelecek oldu mu kendisine hiç yer kalmıyordu.
Nerelere gitseydi? Annesi kapattı telefonu.

Mutfaktan tencere sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti:

-Sana yardım edeyim mi ? dedi en sevimli halini takınarak. Annesi manalı manalı baktı:
-Hayırdır? Bir yaramazlık mı var? Bak bir de seninle uğrasmayayım. Çok yorgunum zaten.

Yorgunluk nasıl bir şeydi ? Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır :
-Nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gül kokulu kolları sarsın seni diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi.

Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, neden annesi kendisiyle böyle kızgın kızgın konuşuyordu.

-Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem öyle söylüyor.

-Uykuya dalayım da gül kokuları kusur kalsın.Yorgunluktan ölüyorum.

Bu kelimeden nefret ediyordu.'Yorgunum, yorgun olduğumdan, böyle yorgunken'.. ..

-Anneciğim sen yorulma, diye...

-Yemekte konuşuruz çocuğum.Bankada işler yetişmedi. Baban gelene kadar bunları bitirmem lazım.Hadi sen oyna biraz.

Hani siz yoruluyorsunuz ya...Eeee... .Bende oynamaktan yoruluyorum. Ne yapayım bilmem?

Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı . Işıklar söndü birden.
Annesi öfkeyle söylenmeye başladı.

-Mum da yok ! diye diye karıştırdı dolapları el yordamıyla.
Çocuk sırt üstü yatıp, anneannesi nin köyünü düşündü.Gaz lambasının ışığında deli tavşan masalını anlatışını.

Deli tavşanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne. Anneannesi gibi iki ellerini birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarak tavşan kafası yaptı.

''Bak deli tavşan'' diyerek parmaklarını oynattı.Yoldan geçen arabaların farları duvardaki tavşana yol açtı.Tavşan alabildiğine hür dolaştı sağda solda. Otlarla kuşlarla konuştu. Sonra yorgun düştü. Duvardaki görüntü minik avuçların açılmasıyla kayboldu. Kolu yavaşça kanepeden aşağı sarktı.Sonra ışıklar geldi.

Kadın çocuğun hiç konuşmadığını akıl etti.Birden kanepeye koştu. Küçücük dizlerini karnına doğru çekerek uykuya dalmıştı.

Masanın üstündeki dosyalara baktı iğrenerek.Dindirilmez bir pişmanlık doldurdu içini.

Uyandırmaktan korka korka küçük alnına bir öpücük kondurdu.

Çocuk sanki bir ipucu bekliyormuşcasına aralanan gözleriyle mırıldandı;
- İşin bitince beni sever misin anne? dedi.

Kadın, sevilmek için randevu alan çocuğuna bakarak sabaha kadar ağladı.

08-26-2008 10:38 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla  Konu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Sürümü Görüntüle
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Üye Ol | Bu Konuyu Favorilerime Ekle

Forumlar Arası Geçişi